You are using an outdated browser. For a faster, safer browsing experience, upgrade for free today.

GELENEKTEN GELEN ŞİFA: PREOBİO

Bulaşıcı hastalıkların dünyamızı ele geçirdiği, depresyon ilaçlarının en çok satan ilaçlar listesinde başı çektiği bu günlerde hepimiz aynı şeyleri istiyoruz; kendimiz, ailemiz, çocuklarımız ve pet dostlarımız için istediklerimizi sağlamanın çok basit bir formülü var: Sindirim sistemimizi beslemek.

Hepimiz bağırsaklarımızın ikinci beynimiz olduğunu duymuşuzdur. Bunun sebebi bağırsaklarımızda milyonlarca sinir hücresinin olması ve kendi başına faaliyet göstermesidir. Yani yapacağı şeyi beynin ona söylemesine ihtiyacı yoktur. Ayrıca bağışıklık hücrelerinin % 70 i bağırsaklarımızda yaşar. Sıkı durun, mutluluk hormonu denilen seratoninin %80 -%90 ı ise yine sindirim sistemimizde üretilir.

Peki, sağlıklı ve uzun bir ömür adına tüm isteklerimizi yerine getirmesi için bağırsaklarımızın neye ihtiyacı vardır? Cevap, Bakterilere…

Sağlıklı bir bağırsakta 100 trilyon kadar bakteri yaşar. Bu bakteriler bağırsak florasını oluşturur. Yalnız bu bakterilerin %50 si tuvalete çıktığımızda dışkı ile birlikte bizi terk ederler. Yani, bağırsaklarımızı formda tutabilmek için  her gün 50 trilyon bakteriyi vücudumuza sokmak zorundayız.

Orta Asya’da yaşayan atalarımız MÖ 6. yüzyılda kullandıkları yiyecekleri daha uzun süre korumak için yollar aradılar. Sütü toprak kaplar içerisine koyup ağaçların altlarında sakladılar, yapraklardan düşen çiğ taneleri sütü yoğurda ve kefire dönüştürdü. Sebzeleri tuzlu  limonlu sarımsaklı suda sakladılar sarımsak ve limonun etkisi ile sebzeler bozulmadan saklanabildi. Sütü dönüştüren şey çiğ tanelerinin içindeki bakteriler, yani bugünkü adı ile probiyotiklerdi. Sebzeleri bozulmadan aylarca tutan şey bakteriler yani bugünkü adı ile probiyotiklerdi. Atalarımız, sütün ve sebzelerin  ömrünü uzattıkları gibi her gün kaybettikleri bakterileri yedikleri yoğurt, kefir  ve turşu ile yeniden vücutlarına sokarak kendi ömürlerini de uzattılar...

Yoğurt ve mayalı ürünler kullanımı günümüze kadar gelse de sütün pastörize edilmesi, raf ömrü uzasın diye ilave edilen koruyucular yediğimiz hazır gıdaların probiyotik etkisini azaltmaktadır. Probiyotik maya kullanarak evde geleneksel yöntemlerle  mayaladığımız yiyeceklerin 1 gramında 10 milyondan fazla  bakteri vardır. Her gün probiyotik maya ile mayaladığımız bir kase yoğurt yiyerek günlük kaybettiğimiz %50 bakteriyi fazlası ile vücudumuza kazandırmış oluruz.

Biz PREOBİO ailesi olarak, tamamen Türkiye coğrafyasından topladığımız ve ürettiğimiz doğal maya çeşitlerimiz ile evde geleneksel yöntemler kullanarak, kendi probiyotik gıdalarınızı kolayca üretmeniz için SFA AR-GE laboratuvarlarında TÜBİTAK MAM ortaklığı ile geliştirilmiş çok özel formüllerimiz ile hizmetinizdeyiz.